Ana Sayfa

#Romantik

B
Beyza Özaydın
·24 Kas 13:23·Romantik

"Bizim bir hikayemiz yok" diye geçiştirdim. "Sen, seni yakıp kül edecek bir aşk istiyorsun Masal. Normal tanışmalarda gözün yok. 'Seni seviyorum'ları önemsemiyorsun aslında. Herkesin bildiği sevgi sözcüklerini istemiyorsun. Sen herkesin olduğu bir salonda sahnede oyun sergilemek istemiyorsun. Herkes karanlık salonda oyunu izlerken sen arkada ışıklar saçarak kendi oyununu yasamak istiyorsun. Sen ne Mert'i ne de Atalay'ı istiyorsun. Sen bu oyunda kendin gibi normalle yetinmeyen birini istiyorsun. Cesaretinizle ateşte yürümeyi göze aldığınız bir aşk istiyorsun." Bu sensin, diye düşünsem de"Bunları neden anlatıyorsun?" dedim kaşlarımı çatarak. Başını bana çevirip omuz silkti ve sırıttı. "ÇÜNKÜ BU BİZİM HİKAYEMİZ."

0
B
Beyza Özaydın
·24 Kas 12:24·Romantik

Bir beden, iki kimlik. Cenk'i alt edip hayatını geri kazanmak için Bora'nın aklına uyan Derin, akıl hastanesindeki Kumsal'ın kimliğine bürünür ve kendisini birdenbire acımasız oyunların ortasında bulur. Savaş Atan'la olan oyunu kurallarına göre oynamak zorundadır amma kurallardan bihaberdir. Kısa zamanda Boğaç'ın desteği ve kıvrak zekasıyla Savaş'ı tam avucunun içine alacağını düşünürken Kumsal'ın gizlice oyunlara dahil olmasıyla tüm planları suya düşer. Bu akıl almaz oyunları okurken hayal gücünüzün sınırlarının zorlandığını hisseceksiniz. Aşk, nefret, tutku, acı, ölüm hepsi bir arada.

0
B
Beyza Özaydın
·24 Kas 10:42·Romantik

"Sevgisiz büyüyen her çocuk, 'Seni seviyorum' diyen herkese inanabilecek kadar çocuk." derler. Hayatım henüz çözülmemiş bir olay yeri gibiydi. Yaşanmamış çocukluğumun kanıtları sarı bantlarla çevirili alanda dağınık bir şekilde duruyordu. Bir yerde beyaz küçük oyuncak ayımın boğazına babamın intihar ettiği ip sarılıydı. Diğer yerde renkli tokalar birbirine düğümlenmiş, yerin tozuyla kirlenmişti. Annemin saçımı taradıktan sonra onlarla bağlamasını hayal ederdim ama kırık tarak da tokaların hemen yanındaydı. Hiç uyumamı beklerken okunulmamış hikaye kitapları parçalanmış bir şekilde olay yerimin zeminini süslüyordu. İnsanlar acımasızdı, insanlar dışarıdaydı. Hayatımda ruhuma karşı işlenen bütün cinayetleri izliyorlardı ve beni dışlıyorlardı. "Senin annen deli!" "Senin annen seni öldürmeye çalıştı!" Sevgisiz büyüdüğüm kesindi. Ama 'Seni seviyorum' diyen hiç kimseye inanmazdım. Zaten birinin de bunu söylediği yoktu ama söyleseydi de bu cinayetlerin arasına aşk acısını da ekleyemezdim. Belki de olay yerime dışarıdan bakmak yerine bana yardım etmeye kalkışmış Barlas'ı hayatımdan çıkarmam bu yüzdendi. Kendime ayıracak vaktim yoktu. Ben sadece benden alınan kardeşimi yetiştirme yurdundan kurtarmak için gereken parayı bulacaktım. Bunun için bir hırsızlık çetesine katılıp, Siyah'ın Çırağı olmam gerekse bile.

0

Burası Varna. Özgürlük yok. Çünkü ihtiyaç da yok. Hafızan tertemiz. Gözlerin açık. Çipin çalışıyor. Ve sen... güvendesin. Eğer hatırlamıyorsan. Bir virüs dünyayı diz çöktürdü. Bir aşı insanlığı susturdu. Ve yeni sistem, DGK, düşünmeyi suç, şüpheyi ihanete dönüştürdü. Salgının gölgesinde doğan çocuklar büyüdü. Adalet değil, intikam istiyorlar. Yeraltı metrolarında mırıldanan kelimeler, Çiplerden kaçan fısıltılar, Yok sayılmış haritalarda saklı şehirler var. Onlar Yankı. Onlar hatırlıyor. Bir uyanış başlıyor. Çipler kırılıyor, zincirler kopuyor. Ve o gün geldiğinde... "Bir gün bu ateş yanacak, Ve o gün sizin için geldiğimizi bileceksiniz." Ve o yangının tam ortasında iki kişi duruyor. DGK'nın en güçlü silahı: Demir Aslan Varnalı. Halkın celladı, Yankı'nın haini. Rejimin kanlı eli, Direnişin azılı düşmanı. Ama kimse onun gerçekte kim için savaştığını bilmiyor. Alevlerin arasında, hâlâ birini koruyor: İmre'yi. Ve geçmişte ona fısıldadığı o kelimeyi: Aşiyan. Yankı'nın en güçlü silahı: İmre Alaz. Bir direnişçi. Bir kayıp. Bir intikam yemini. Aslan'ın gözünde hâlâ bir tutku, Ama artık bir düşman. Onun elleriyle kardeşinin ölümünü izledi. Ve o eller şimdi onun yüzüğünü taşıyor. Düşman hükümetin sofralarında gülümsüyor. Beyazlar içinde bir kukla. Ama onun bir sırrı var: O hâlâ hatırlıyor. 23.07.2025

0

"Yani özetle, durum bu. Merak etme birlikte yaşamayacağız, göstermelik bir araya geleceğiz. İkimiz de alacağımızı aldığımızda da, boşanacağız. Hah, bu arada bir şartım var." Dediğinde kaşlarım merakla kalktı. "Bana âşık olmazsan sevinirim, tabii zor bir şey biliyorum ama elinden geleni yap." Dediğinde kahkaha attım. Kahkaha atmama rencide olmadan o da güldü ve yaptığı şakayı devam ettirdim. "Elimden geleni yaparım." Ortalama bir yıl... Bir yıl boyunca kaybettiğim yurt dışında okuma ihtimalini tekrar kazanacak, bu adamla evli kalacak, sevdiğim adamdan intikam alacak, sözleşme şartlarına göre belki de geri kazanabilecektim. Geri kazanmak istemiyor gibiydim ama karşı karşıya geldiğimizde duygularımın ne kadar yoğunlaşacağından şüpheliydim. Her ne olursa olsun, yine de ilk etapta intikam almış, o şaşkın ve endişeli suratını görmüş olacaktım. Gerçekleri söylememem için diken üstü duracak, bir yandan da gerçekleri o da söyleyemeyecekti ve evliliğimize şahit olmak zorunda kalacaktı. Ah, ben neye bulaştım böyle?

0