"Bizim bir hikayemiz yok" diye geçiştirdim. "Sen, seni yakıp kül edecek bir aşk istiyorsun Masal. Normal tanışmalarda gözün yok. 'Seni seviyorum'ları önemsemiyorsun aslında. Herkesin bildiği sevgi sözcüklerini istemiyorsun. Sen herkesin olduğu bir salonda sahnede oyun sergilemek istemiyorsun. Herkes karanlık salonda oyunu izlerken sen arkada ışıklar saçarak kendi oyununu yasamak istiyorsun. Sen ne Mert'i ne de Atalay'ı istiyorsun. Sen bu oyunda kendin gibi normalle yetinmeyen birini istiyorsun. Cesaretinizle ateşte yürümeyi göze aldığınız bir aşk istiyorsun." Bu sensin, diye düşünsem de"Bunları neden anlatıyorsun?" dedim kaşlarımı çatarak. Başını bana çevirip omuz silkti ve sırıttı. "ÇÜNKÜ BU BİZİM HİKAYEMİZ."
#Komedi
"Yani özetle, durum bu. Merak etme birlikte yaşamayacağız, göstermelik bir araya geleceğiz. İkimiz de alacağımızı aldığımızda da, boşanacağız. Hah, bu arada bir şartım var." Dediğinde kaşlarım merakla kalktı. "Bana âşık olmazsan sevinirim, tabii zor bir şey biliyorum ama elinden geleni yap." Dediğinde kahkaha attım. Kahkaha atmama rencide olmadan o da güldü ve yaptığı şakayı devam ettirdim. "Elimden geleni yaparım." Ortalama bir yıl... Bir yıl boyunca kaybettiğim yurt dışında okuma ihtimalini tekrar kazanacak, bu adamla evli kalacak, sevdiğim adamdan intikam alacak, sözleşme şartlarına göre belki de geri kazanabilecektim. Geri kazanmak istemiyor gibiydim ama karşı karşıya geldiğimizde duygularımın ne kadar yoğunlaşacağından şüpheliydim. Her ne olursa olsun, yine de ilk etapta intikam almış, o şaşkın ve endişeli suratını görmüş olacaktım. Gerçekleri söylememem için diken üstü duracak, bir yandan da gerçekleri o da söyleyemeyecekti ve evliliğimize şahit olmak zorunda kalacaktı. Ah, ben neye bulaştım böyle?